Üniversitemizde FETÖ İle İlgili Konferans Yapıldı

15 Temmuz 2016’da ülkemizde demokrasiye yönelik yapılan darbe girişiminin faili terör örgütü FETÖ ile ilgili Üniversitemizde düzenlenen konferans Tunceli Meslek Yüksekokulu Konferans Salonu’nda gerçekleşti. Aziz şehitlerimiz için saygı duruşunun ardından okunan İstiklal Marşı ile başlayan konferansa Tunceli AK Parti İl Başkanı Fatih Tek, İl Sağlık Müdürü Sercan Özaydın,Milli Eğitim Müdürü Mustafa Aslanoğlu ve üst düzey yöneticilerden birçok kişi ile Üniversitemizden akademik ve idari personelden çok sayıda kişi katıldı. Sayın Rektörümüz Prof. Dr. Ubeyde İpek moderatörlüğünde yapılan konferansa konuşmacı olarak katılan Tunceli İl Müftüsü Aşır Durgun ile Üniversitemiz akademisyenlerinden Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Yavuz Çobanoğlu ,” FETÖ Terör Örgütünün İslam Dinine Verdiği Zararlar ve FETÖ Terör Örgütünün Gelecek Planları” hakkında dinleyicileri bilgilendirdi. FETÖ terör örgütünün nasıl ve hangi yollarla ülke içine sızdığı konusunda bilgi veren İl Müftüsü Aşır Durgun “Bizi millet olarak birbirimizden ayırmaya çalışan terör örgütü FETÖ çeşitli yöntemler kullanarak içimize sızmıştır. Bürokrasiden tutun da eğitime kadar her alanda kendine yer bulan bu terör örgütü uzun yıllar insanların dini duygularından faydalanarak onları sömürmüştür. Çeşitli kurum ve kuruluş adı altında vatan topraklarına sızarak devleti, demokrasiyi yerle bir etmeyi planlamıştır. Fakat Kuran-ı Kerimi kendine kılavuz edinen milletimiz sayesinde bu planlarını uygulayamadan yok olup gitmiştir.”diyerek dinleyicilere bilgi verdi. Üniversitemiz akademisyeni olan ve 2008 yılında bu terör örgütüyle ilgili olarak doktora tezini yazan Dr.Öğretim Üyesi Yavuz Çobanoğlu ise örgütün iç yapılanmasıyla ilgili somut örnekler verdi. Çobanoğlu konuşmasında:

“İki yıl önce ülkemizin tarihine kara bir leke olarak geçen 15 Temmuz Darbe Girişimine şahit olduk. Bu ve benzer terör yapılarının bir kez daha böyle bir kalkışmaya sebebiyet vermemesi için alınması gereken bazı önlemler var. Bu önlemler kapsamında 2017 yılının Ekim ayında Polis Akademisi tarafından bir Çalıştay düzenlendi ve konunun uzmanı kişilerin katılımı sağlandı. Bu etkinlik sonucunda Çalıştay bir rapor hazırlayıp sundu.Bu rapora göre FETÖ yapılanması, pek çok farklı başlık altında inceleniyor. Bu başlıklar sırasıyla

FET֒nün Sosyo-Psikolojik Analizi: Örgütün üyeleri üzerinde sağlamış olduğu en açık hâkimiyetin psikolojik kontrol yöntemi olduğu bilinmektedir. Bu kontrol neticesinde, örgüte katılanların belirli bir radikalleşme sürecinden geçtikleri ve ortalama ahlâki değerler taşıyan bir insanın yapamayacağı eylemleri rahatlıkla gerçekleştirir hale geldikleri görülmektedir.

FET֒nün Dinî Anlayışı: Çalıştayda, FET֒nün ürettiği din anlayışı da incelenmiş ve dinî kavram ve değerleri kendi çıkarları doğrultusunda nasıl yeniden biçimlendirdiği meselesine temas edilmiştir. Bununla birlikte FET֒nün dinî bir yapılanmadan çok ezoterik (gizli/kapalı) bir modern kült (cemaat) olduğu düşünülmektedir.

Güvenlik Bürokrasisi ve FETÖ Yapılanması: FET֒nün buradaki amacı, yetki gaspı yaparak siyaset üzerinde bir vesayet kurmaktır. Çalıştay’da FET֒nün güvenlik bürokrasisi, eğitim ve ekonomi alanlarındaki yapılanmaları üzerinde de durulmuştur. Örgüt geniş bir toplum desteği kazanmaktan daha çok, bürokrasi içinde etkin bir konuma sahip olarak gücünü artırmaya çalışmıştır.

FET֒nün Eğitim Alanındaki Yapılanması: FET֒nün gerek insan kaynağı gerekse finansal gücünü artırması açısından eğitim faaliyetleri önemli bir yer işgal etmiştir. Bu sayede örgüt üyeleri istenilen şekilde yetiştirilmiş, öğrencilerin hedeflenen kurumlara yerleşmesi sağlanmış ve de dershane, okul, eğitim materyalleri sayesinde yılda milyarlarca liralık gelir sağlanmıştır.

FET֒nün Ekonomik Yapılanması: Bütün terör örgütlerinin finansal desteği olduğu gibi FET֒nün de güçlü bir finansal yapıya sahip olduğu görülmektedir. Fakat FET֒nün kurduğu finansal mekanizma diğer terör örgütlerine göre birtakım farklılıklar arz etmektedir. Örgüt üyelerinin maaşlarından veya ticari kazançlarından himmet adı altında ödedikleri haraçlar, doğrudan örgüt için çalışan eğitim, ticaret ve sözde hayır kurumlarının gelirleri ve de bürokrasideki örgüt elemanları sayesinde aktarılan kamu kaynakları bu farklı finansal mekanizmayı meydana getirmektedir.

FET֒nün Devlete Sızma Mekanizması Olarak “Sınavlar”: Devletin stratejik noktalarına adam devşirmek amacıyla soru hırsızlığı yapmıştır. Örgüt tarafından, 2000-2013 yılları arasında KPSS, ÖSS, ALES, Askeri Liseler, YDS sınavları gibi ÖSYM koordinatörlüğünde yapılan tüm sınav soruları çalınmıştır.

FET֒ye Karşı Yürütülen Hukukî, Siyasî ve İdarî Mücadele: Çalıştayda, FETÖ ile yürütülen siyasî, idari ve hukuki mücadeleyle ilgili konular da ele alınmıştır. Özellikle FET֒yekarşı yürütülen hukuki mücadelenin objektif kriterlerinin belirtilmesi neticesinde devletin terör örgütüne yönelik eylemlerini titiz bir hukukî çerçeve içerisinde gerçekleştirdiği görülmüştür. Buna göre yargı mensuplarının, kişilerin örgüt üyesi olup olmadıklarına veya eylemlerinin terör faaliyeti olup olmadığına ilişkin açık ölçütlere sahip oldukları anlaşılmaktadır.

FET֒nün GELECEK PLÂNLARI NELER:

1) Bir kere örgütün büyük darbe aldığı söylenebilir. Bundan sonra toparlanmaya gayret gösterecekler. Bunun için de öncelikle kamuda çalışan kriptoları korumayı ve yerlerinde tutmayı sağlamaya çalışacaklar. Bu yapının bütün tarihi, devlet içerisinde tutunmaya çalışmak üzerine kurulu olduğu için buna çok önem veriyorlar. Kişisel kanaatime göre, 17-25 Aralık ya da 15 Temmuz öncesinde saf değiştirip kendisini gizleyenler bu olası toparlanmanın hedef kitlesini oluşturmakta. Yani kamudaki gizli kadrolar, suskun biçimde bekliyorlar.

2) FETÖ'nün 15 Temmuz darbe teşebbüsü sonrasında 'hasar analizi' yaptığı da tahmin edilebilir. Yeniden toparlanmaya çalışıyorlar. Tabi bunun için de ciddi miktarlarda paraya ihtiyaç var. Yurtdışından gizli para akışı sağlamaya çalıştıkları yönünde haberler de var.

3) Basında da çıkan pek çok haberde de görüleceği üzere: Seçimlere müdahale etmeye çalıştıkları, ordu içerisinde gizlenen mensupları aracılığıyla yeni darbe girişimleri tasarladıkları, yeniden öğrenci yurtlarında örgütlenmeye çabaladıkları, olası suikastlarla bir kaos ortamı oluşturma gayretinde oldukları, ByLock tarzı ama bu kez tespiti daha güç bir haberleşme sistemiyle aralarındaki irtibatı sağlama gayreti içerisinde oldukları tespit edilebilir.

4) Böylesi yapılar kısa vadede yok olmazlar, hatta ortadan kaldırılamazlar. Mücadele uzun sürecek. Bu mücadele sadece devletin yapacağı bir mücadele olamaz, insanlar da böylesi terör örgütlerine karşı dikkatli davranmalıdır.”dedi. Konuşmacılar konuşmalarını tamamladıktan sonra konferans soru cevap şeklinde devam etti.