Üniversitemizde "Beylikten İmparatorluğa Osmanlı" Konferansı Düzenlendi

20.12.2018 tarihinde Munzur Üniversitesi Tarih Topluluğu’nun organize ettiği “ Beylikten İmparatorluğa Osmanlı” konferansı gerçekleştirildi. “Diriliş Ertuğrul” dizisinin tarih danışmanı ve Türkiye Bilimler Akademisi Üyesi Prof. Dr. Feridun M. Emecen ile Tarihçi Dr. Vural Genç’in konuşmacı olarak katıldığı etkinliğe üniversitemizin akademik ve idari personeli ile öğrenciler yoğun ilgi gösterdi.

Konuşmasına, Osmanlı Beyliği’nin ortaya çıktığı dönemin arka planı vererek başlayan Prof. Dr. Emecen, “Osmanlılar tarih sahnesine çıkarken Anadolu’da farklı dini ve kültürel eğilimler bir aradaydı. Gaza ve cihad ideali yanında bu sosyal çeşitlilik Osmanlıların toplum hayatını düzenlerken daha esnek olmasını da sağladığını” vurgulamıştır.

Osmanlıların kökeni sorununa odaklanan Emecen, dönemin “bütün kaynakları ve diğer araştırmaları da” dikkat alarak bir çıkarımda bulunmuştur. Salondakilerin büyük bir ilgi ile takip ettiği konferansta “Beylik olarak tarih sahnesine çıkan Osmanlıların Bizans topraklarına yaptığı akınlar ile adını duyurduğuna” dikkat çeken Emecen, sonrasında Osmanlıları diğer Anadolu beyliklerinden ayıran nedenleri irdelemiştir. Osmanlıların avantajlarına değinirken “beyliğin jeopolitik konumunun önemine” özellikle dikkat çekmiştir. Konuşmanın ilerleyen kısımlarında “Gelibolu’dan Balkanlara doğru genişleyen Osmanlıların farklı unsurları bir arada tutma ve yaşatma yönünde politikalar” geliştirdiğine dikkat çekmiştir.

Konuşmasında, Osmanlıların kuruluş evresinde yaşadığı olayları, problemleri anlatan Emecen, özellikle Fatih Sultan Mehmet dönemi ile birlikte İmparatorluk idealinin doğuşu üzerinde önemle durmuştur. İstanbul’un fethini bir milat olarak kabul eden Emecen, “İstanbul’un fethiyle beraber ortaya çıkan ve yeşeren imparatorluk fikri bu bakımdan Fatih Sultan Mehmet’in iç ve dış siyasetine şekillendirdiğini” ifade etmiştir.

Özellikle Yavuz Sultan Selim devrinde “Osmanlıların yönünü şark ve hilafet meselesine” döndürdüğünü belirten Emecen, “Şii Safevi tehlikesine karşı Osmanlıların Çaldıran savaşında kazandıkları zafer ve ardından Mısır seferinin Osmanlıları İslam dünyasında tartışılmaz bir güç haline getirdiğini” belirtmiştir.

Konuşmasının devamında “Osmanlıların güç, hakimiyet ve toprak genişliği anlamında zirveye çıktığı devrin Sultan Süleyman devri” olduğunu belirten Emecen, “Fatih ve Yavuz Sultan Selim’den sonra imparatorluğun büyük stratejisinin oluşturulması ve uygulanmasının mimarı olarak 46 yıl tahtta kalan Kanuni Sultan Süleyman, Osmanlıların altın çağını inşa” ettiğine dikkat çekmiştir.

Konferansın bir diğer konuşmacısı Dr. Vural Genç ise, Yavuz Sultan Selim döneminin önemli bir bürokratı olan İdris-i Bidlisi’nin kişiliğini ve eserlerini irdelemiştir. “İdris-i Bidlisi’nin her ne kadar bürokratik ve diplomatik yönü daha çok ön plana çıksa da sufilik, alimlik ve ediplik onun esas kimliğinin önemli bir parçası” olduğuna dikkat çeken Dr. Genç, sonrasında “Tebriz ve Şiraz gibi İran’ın önemli kültür merkezlerinde içinde bulunduğu muhit, dönemin seçkin sufi ve ediplerinin oluşturduğu zengin entelektüel çevre ile olan yakın ilişkisi onu güçlü bir kalem haline getiren ana faktör” olduğuna dikkat çekmiştir. İdris-i Bidlisi ile alakalı güncel tartışmaları bir kenara koyan Dr. Genç, Acem’den Rum’a bir bürokratın karmaşık serüvenini ortaya koymuştur.

Konferansın bitiminde Rektörümüz Prof. Dr. Ubeyde İpek, Prof. Dr. Feridun M. Emecen ve Dr. Vural Genç’i makamında kabul ederek teşekkür belgesi ve çeşitli hediyeler takdim etti.