Munzur Üniversitesi’nde İki Gün Süren "II. Stratejik Hammaddeler ve İleri Teknoloji Uygulamaları Çalıştayı" Yapıldı. Hedefler: Sürdürülebilir ekonomik kalkınma, yoksulluğun bertaraf edilmesi ve doğanın korunması.

Munzur Üniversitesi: 12 ve 13 Aralık 2023 yapılan II. Stratejik Hammaddeler ve İleri Teknoloji Uygulamaları Çalıştayı Munzur Üniversitesi Kongre Kültür Merkezinde düzenlendi. Su ürünleri, bitkisel üretim, nadir toprak elementleri, tıbbi aromatik bitkiler, hayvansal üretim ve sürdürülebilirlik konuların işlendiği çalıştayın açılış konuşmasını Munzur Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve aynı zamanda Stratejik Hammaddeler ve İleri Teknoloji Uygulamaları Koordinatörü Prof. Dr. Nuran CIKCIKOĞLU YILDIRIM yaptı. Konuşmasında koordinatörlük bünyesinde yapılan çalışmaları bir sunum ile tanıtırken şunları söyledi: ‘‘2021 yılında, bölgesel kalkınma odaklı misyon farklılaşması kapsamında hammaddeler ve ileri teknoloji uygulamaları konusunda Munzur Üniversite’miz İhtisas Üniversitesi seçildi. Yükseköğretim Kurumları içerinde YÖK onayı ile ilk defa ‘’Nadir Toprak Elementleri Uygulama ve Araştırma Merkezi’ni biz kurduk. Üniversitemizde kurulan ihtisaslaşma koordinatörlüğüyle araştırma projelerinin startını verirken, eş zamanlı TÜBİTAK destekli projeleri de başlattık. Bunun yanı sıra İş Birliği Protokollerini; Saha İstanbul, Sektör Meclisi ve Fırat Üniversitesi’yle imzaladık. Tunceli Valiliği başkanlığında TRB1 Bölgesinde bulunan illerdeki Ticaret ve Sanayi Odaları, İl Sanayi ve Teknoloji Müdürlükleri, Organize Sanayi Müdürlükleri, Kalkınma Ajansı ve KOSGEB Müdürlüklerini kapsayan ‘Sektör Meclisi’ oluşturuldu. Munzur Üniversitesi; bölgemizde bulunan ve yüksek ihracat rakamlarına sahip kuruluşlarına bu alanda danışmanlık hizmeti yaparken, Stratejik hammaddeleri ve ileri teknoloji uygulamaları konusunda 3 öğrenciye YÖK doktora bursu desteği verilirken 14 öğrenci de Ar-Ge uygulaması kapsamında görevlendirilmiştir. Bu çalışmalarla sürdürülebilir ekonomik kalkınmayı; yoksulluğun bertaraf edilmesi, sağlık ve eğitimin iyileştirilmesi hedeflenmektedir. İklim değişikliğinin yaşandığı dünyamızda Ar-Ge çalışmaları çerçevesinde Tunceli krom maden ocaklarının karsal ve su ortamına etkileri ve Eko turizmin Tunceli ve Ulusal Park ilan edilen Munzur havzasının üzerindeki etkileri üzerinde çalışılacaktır’’.

Akabinde kürsüye davet edilen Munzur Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kenan Peker konuşmasına, Bölgesel Kalkınma Misyon Farklılaşması kapsamında Tunceli ilinde hangi alanlarda ihtisaslaşabileceği konusunda yoğunlaştıklarını ifade etti. Bu bağlamda, bitkisel üretim, hayvansal üretim, su ürünleri, tıbbi aromatik bitkilerin üretimi, nadir toprak elementleri gibi temel başlıklar altında, Tunceli’nin tüm kaynaklarını geliştirme ve dönüştürmeye yönelik projeler olduğunu vurguladı. Tunceli’de yaşayan Alevi kültürünün önemine değinen Rektör Prof. Dr. Kenan PEKER, geleneksel işleme yöntemleri esaslı katma değeri yüksek ürünler üretme konusunda programlar üzerinde çalıştıklarını, Munzur Üniversitesi olarak hem stratejik hem de Üniversite bünyesinde kuramsal stratejiler belirlediklerini vurguladı. Tunceli’deki bitki üzerinde Endonezya, Malezya ve Japonya Üniversiteleri ile ortak çalıştıklarını belirten Rektörümüz Rektör Prof. Dr. Kenan PEKER: ‘’Ekonomide şu önemlidir: Kıt kaynakları olan alanlar varsa, yani Tunceli’de yaşayanlara bir ihtisas alanı bulmalıyız. Burada stratejik hammaddeler; toprak, su, bitki, tıbbi aromatik baharatlar, hayvan, hava, ateş, insan elementleri ele alınmıştır. İhtiyaçları karşılamak için projeler üreteceğiz. Bunu, başta eğitimle ve bilgilendirmeyle yapacağız’’. Tunceli tabiatı ile güzel bir şehir olduğunu, dağlarında gulik, mantar, ışkın, sarımsak, kenger mevsimine göre yetiştiğini ifade eden Rektör Prof. Dr. Kenan PEKER ayrıca yetişen böğürtlen ile birçok ürün elde edilebileceğini dile getirdi. Ayrıca arıcılığın Tunceli’de çok geliştiğini ve Munzur’da bu alanda çalışan 500 üzerindeki arıcılardan en az 5 kişinin dünyadaki ilk iyi beşlere girebileceğini vurguladı. Tunceli’de Ar-Ge deneme tarlalarıyla yeni bitkiler yetiştirebileceğini, ilçe ve köylerde yönetim bilişim sistemleri katkısıyla üretim yapılabileceğini dile getirirken, Munzur Üniversitesi’nde ‘Turizm Fakültesi’ açacaklarını ifade etti.

Rektörümüz Prof. Dr. Kenan PEKER konuşmasında devamla şunları ifade etti: “Bölgenin ülke ve uluslararası ölçekte ihtiyaçları karşılaması ve kalkınması için, yerel dinamikleriyle ihtisaslaşacağı önceliklerinin belirlenmesi gerekmektedir. Munzur Üniversitesi, 2023’te yani Cumhuriyetin 100. Yılında ihtisaslaşmada kaynak olarak hatta stratejik hammaddeler olarak; bölgenin toprak, su, bitki, tıbbi aromatik baharat, hayvan, hava, ateş, insan elementlerini ele almış ve Türkiye Yüzyılı için hiç kimsenin aç kalmadığı bir Dünya’nın inşasında Biyo sektörler, biyo endüstriler, biyo ekonomi ve Sıfır Atık Döngüsel Ekonomi hedefine yönelik programlar belirlemiştir. Tunceli ilinin havası, suyu ve güneşi gibi zengin enerji kaynakları, zengin bitki çeşitliliği, yaban hayvanları, nadir toprak elementleri, tıbbi aromatik baharat bitkileri, ve benzerlerinden oluşan hammaddelerin işlenmesine yönelik ileri teknoloji uygulamaları gibi biyo endüstriler ve katma değeri yüksek ürünlere dönüştürülmesi ile ortaya çıkan ürün sepetinden oluşan biyo ekonomiler hedeflenmiştir. Dolayısıyla ihtisaslaşma için bir tarafta kaynaklar, diğer tarafta ise ihtiyaçlar esas alınmış ve neler yapılacağı üzerinde durulmuş, yer bilimleri, saflaştırma, zenginleştirme, malzeme üretme gibi uygulamalarla somut ürünler ile ileri teknolojilerinin üretilmesi amaçlanmıştır. Geçmişte ağırlıklı olarak insanların zorunlu ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik girişimcilik ve yenilikçilik söz konusu iken günümüzde sosyo- kültürel ihtiyaçların karşılanması ön plana çıkmakta ve bunun karşılanmasında Tunceli ili özellikle de Alevi Kültürü büyük bir potansiyel oluşturmaktadır. Önemli olan kültürün aktarılması, geliştirilmesine liderlik edilmesi ve toplumun her alanda kalkınmasına katkı sunulmasıdır. Kültür, kültürel çeşitlilik ve bilgi aşamalarında elde edilecek çıktılar ile bilim, teknoloji, yenilik ve kalkınma sürecine uluslararası düzeyde büyük hızlandıran ve çarpan veya çoğaltan etkiler öngörülmektedir. Bilgiye dayalı kalkınma ekonomisi şeklindeki müteşebbislerin oluşması için yöresel kültür, kültürel çeşitlilik ve bilgi sürecinin yönetilmesi önem arz etmektedir. Günümüzde ihtiyaçlar kısmında “kendini tamamlama” ve “kendini aşma” şeklindeki ihtiyaç algısı artarken karşılanması yönündeki uluslararası girişimcilik, tekno girişim, eko girişim, yenilikçi girişimcilik dikkate alınarak bölgesel ölçekte “sürdürülebilir yenilikçi girişimcilik ekosistemi” oluşturulması için; kültür, kültürel çeşitlilik, bilgi, bilim, teknoloji, yenilik ve kalkınma şeklindeki sürecin sıfır atık döngüsel yaklaşımla her alanda yönetilmesi gerekmektedir. Munzur Üniversitesi’nin bu Çalıştayın çıktılarının Toplumsal Kalkınma için yaygın etkisi için yayım (Outreach) faaliyetleriyle toplumda farkındalık, algı, kavrama, analiz aşamalarında ciddi çalışmalar yürütülerek katılım ve kapsayıcılığın sağlandığı yöneylem aşamasından sonra bölgesel kalkınmanın yapısal safhaları olan “Mitigasyon”, “Adaptasyon”, “Resilience” ve “Teknoloji”nin tüm paydaşlar işbirliğinde devam ettirilmesi planlanmaktadır’’.

Akabinde, moderatörlüğünü Munzur Üniversitesinden Doç. Dr. Elifcan GÖÇMEN POLAT ve Doç. Dr. Güllü KIRAT ve Doç. Dr. Pınar ERECEVİT, Arş. Gör. Dr. Esin ÖZÇİÇEK raportörlüklerini üstlendiği çalıştayda gün boyu yapılan panellerde Prof. Dr. Ahmet ŞAŞMAZ “Toprak element yatakları, özellikleri ve oluşumları”, Dr. Öğr. Üyesi Ceren Erüst ÜNAL “Nadir toprak elementlerinin yerli kaynaklardan ve atıklardan üretimi, ve Elazığ KOSGEB İl Müdürlüğünden Şaban YAŞA “Kosgeb destekleri” ve Arş. Gör. Dr. Nida Demirtaş EROL’un “Sucul kaynakların potansiyeli ve stratejik önemi” ilgili sunumlarıyla devam etti. Doç. Dr. Mustafa POYRAZLI “Çevreci yaklaşım ile ileri teknolojik malzemelerin üretimi”, Tunceli İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nde Gülhan ÇAT “Tunceli ilinde su ürünleri sektörünün durumu ve potansiyeli”, ETSO Meclis Üyesi Kenan ULAVUR, “Koyun yününden lanolin ve D3 üretilmesi”, Doç. Dr. Gülden DOĞAN ise “Bitki genetiği” konularında sunumlar yaptılar. Prof. Dr. Canan AKSU CANBAY “Nadir toprak elementlerinin akıllı malzeme sınıfı”, Prof. Dr. Uğur ÇAKILCIOĞLU “Etnobotanik, Doğu Anadolu’da yapılmış bitki çalışmaları ve bitki kullanımı kültürü” sunumlarıyla gün boyu süren çalıştay sona erdi.

Çalıştayın İkinci günündeki Konuşmacılar ve Konuları

Çalıştayın ikinci gününde Gaziantep Üniversite’sinden Prof. Dr. Nazım ŞEKEROĞLU “Tıbbi aromatik bitkilerden yenilikçi ürünlerin üretilmesi”, Balıkesir Üniversite’sinden Prof. Dr. Selami SELVİ “Türkiye’de ekonomik potansiyeli olan bitkiler” ve Konya Teknik Üniversite’sinden Prof. Dr. Mahmut KUŞ “Fotovoltaik sektöründe umut veren teknolojiler ve Perovskit güneş hücreleri” çevrimiçi sunumlar ile çalıştaya katıldılar. Raportörlüğünü Dr. Öğr. Üyesi Mikail ACAR yaptı. Akabinde Fırat Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kenan KÖPRÜCÜ çevrimiçi sunumunda “Su ürünlerinin yeni yöntemlerle elde etmesi ve sürdürülebilir olması için geliştirilen teknikler” üzerine tebliğ sundu. Arş. Gör. Erkin BAŞARAN “Sürdürülebilir Kampüs”, Dr. Öğr. Üyesi Altuğ KAHRAMAN “Yapağından vitamine”, Tunceli Arıcılar Birliği başkanın Kazım DOĞAN ise “Tunceli’de sürdürülebilir arıcılık ve küresel ısınmanın etkileri” üzerine konuşurken, Çukurova Üniversitesi’nden Prof. Dr. Fatma ÇEVİK “Ekosistemdeki bozulmaların ve çevresel faktörlerin ekosistemin işleyişinin sürdürülebilirliği etkileri” üzerine, Dr. Öğr. Üyesi Serkan GÜNDOĞDU “Dış politikada ulusal güç unsuru olarak stratejik hammaddeler” konusunda sunum yaptı. Bu oturumun ise raportörlüğünü Doç. Dr. Banu KUTLU yaptı. Çalıştay yuvarlak masa toplantıları ve günün değerlendirmeleri ile sona ererken, raportörlüğünü Dr. Öğr. Üyesi Aygül Kılıç KARABULUT üstlendi.

II. Stratejik Hammaddeler ve İleri Teknoloji Uygulamaları Çalıştayı Raporu